Yoksun! Yokluk can acıtmalıydı. Canım acıdı. Bir vardın sonra yok oldun. Ey özlenen varlığının içinde alıp gittin güzelliği. Güzelsiz kaldım. Yoksun. Yoksulluğum oldun. Kör kuyular sırdaşım oldu. Hepsinde sen varsın diye gittim. Aksimi gördüm o derin kuyular da seni ararken. Suretim suretine büründü. Yoksun! Ey Zahir olan ALLAH'ıın sevgili kulu, tüm delillerini bıraktın orta da sen. Yollar karışık. Yollar sapa. Sana varmak bir ütopya. Söyle. Susma! Neredesin? Kimya'yı saadetlere tamah ediyorum. Kimya seni anlatıyor bana her gün. Ben onunla dost oldum da , Özlemin dinmiyor ey se(v)dama sağır olan müptela... Bir Şems ki yokluğu karanlık... Bir Şems ki yokluğu sahra... Bir Şems ki Nil olmak yetmiyor ona kanmaya... Şem'ine pervaneyim ey, perva ne lazımdır bana... Şem'ine pervaneyim Şems... Perva ne lazımdır bana? Nil olmak da ayıp değil. Aşk için sahralarada susuz kalmak da... Sen şemsi sevmişsen... Perva ne lazımdır sana! (Ey hırsızlığa dadayan. Hırsızık ediyorsun. ETME! )
|